Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Bir

Sayıların kralı 1’dir. Bütün anlamlar 1’de gizlidir. Her şey 1 ile başladı. Daha sonra diğer sayıları icat ettiler. Eskiden insanlar bu kadar kalabalık değildi. 1 sayısı bütün işlerini görüyordu. Şehirler henüz kurulmamış para icat edilmemişti. İnsanlar avcılık ve toplayıcılıkla geçiniyorlardı. Avladıklarını ve topladıklarını saymaya gerek yoktu. Sabah evinden çıkan avcı akşam evine ya bir şey vurmuş olarak geliyordu ya da vurmamış. Yani 1 ya da 0. Başka alternatif yoktu. Çocuklar ya açtı ya da tok. İnsanlar ya yaşıyorlardı ya da ölüyorlardı. Maçlar ya berabere bitiyordu ya da taraflardan birisi kazanıyordu. Herkes dünyada hâlihazırda misafir olduğu için deplasman kavramı ortaya çıkmamıştı. Spor toto’da 2 diye bir şık yoktu. Zaten birden fazla maç da oynanamıyordu.

Eskiden dünyada çok insan yaşamıyordu. Sayılarını bilmeye de lüzum yoktu. Demokrasi henüz icat edilmemişti. Kimse seçmen değildi. Dolayısı ile politikacı da yoktu. Olmayan politikacılar kaç tane seçmenim var diye düşünemezler tabi ki. İnsanları saymaya gerek yoktu. Kaynaklar sınırsız ihtiyaçlar sınırlıydı. Ekonomi bilimi ortaya çıkmamıştı. Ekonominin ortaya çıkmasıyla kaynaklar kıtlaştı, ihtiyaç miktarı arttı, sonsuz oldu. Hâlbuki o zamanlar dünya sayılamazdı. Sayılamayacak kadar çok ağaç vardı, sayılamayacak kadar çok av kuşu, geyik, at vardı. Sayılamayacak kadar çok olunca her şey; saymaya lüzum yoktu. Kimse hiçbir şeyi saymıyordu. Ya var idiler -yani 1- ya da yok idiler -yani 0-. Her şey bir varlık ile yokluğun orta yerindeydi. Hayat ya vardı ya da yok. Mutluluk ya vardı ya da yok. Ya birdi bahsedilen mesele ya da sıfır.

Sonra insanlar arasında bazı hastalıklar yayılmaya başladı. Sayılamayacak kadar çok olan bu varlığa sahip olmaya kalktılar. Ağaçların hepsi benim olmalı dedi bir tanesi. Bir tanesi kuşları, bir tanesi geyikleri istedi. Herkes yekdiğerinden üstün olmanın yollarını arıyordu. Var ile yok arasında olan insanlar için üstün olmak düşünülemezdi. Varlık ölçülebilir vaziyette değildi. Bu yüzden ölçmek için yollar aramaya başladılar. İşte o esnada birisi 2’yi keşfetti. Bu kâşif bu keşfiyle diğerlerinin karşısında üstün duruma geçmişti ki kâşifler ve keşifler artmaya başladı. Birisi 3’ü buldu hemen ardından bir başkası 4’ü. Zamanla sayı miktarı artmaya başladı. Ama ilk ikiliği çıkaran 2’yi bulan oldu.

Şimdi her şeyi sayılarla ifade ediyoruz, etmek zorundayız. 1’den başka sayının olmadığı o çağlar bu güne kadar sürseydi işimiz çok kolay olacaktı. Bütün sayısal soruların cevapları aynı olacaktı örneğin. Kaç yaşındasın? Bir. Kaç paran var? Bir. Maaşın ne kadar? Bir. Sınavdan kaç aldın? Bir. Ölçülebilirlik olmadığı için kimse kimseden üstün olmayacaktı. Böylelikler kaynaklar yine sınırsız olarak kalacak, ihtiyaçlar ise bugünkü gibi sonsuz olmayacaktı. İnsanlar aç veya tok olacaklardı. Başkalarına karşı üstünlük kurma ihtiyacı hissetmeyeceklerdi. Bildiğimiz modern bilimler ortaya çıkmayacaktı. Para olmadığı için ekonomi olmayacaktı. Hisse senedi, döviz, altın, gümüş… hiçbir işe yaramayacaktı. Politika olmayacaktı çünkü seçmen sayısı bilinmeyecekti. Üstünlük kurma ihtiyacı olmadığından insanların yönetilme ihtiyacı da olmayacaktı. Birileri benim karşımda üstünlük kurabilmek için topla tüfekle üzerime yürümüyorsa yöneticiye neden ihtiyaç duyayım ki? Nasılsa bütün dünyaya yetecek kadar kaynak var. (yani 1). Nasılsa bütün insanlar aynı sayıdalar.

Her şey ikinci sayının bulunması ile başladı. Böylelikle 1’in sihri kayboldu, anlamı yitirildi. Bütün ikiliklerin sebebi 2’dir…

 

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Comments are closed.