Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Kanlı Kartal

Polisiye kitapları seviyorum. İyi polisiye yazarı bulunca da seviniyorum. Bu yaz Karnavalın Efendisi romanını okuduğum Craig Russell’in iki kitabını daha aldım. Meğer sondan başlamışım okumaya. Jan Fabel’in maceraları Kanlı Kartal ile başlıyormuş. Birbirinden bağımsız gibi olsada hikayeler tam bağımsız diyemem. Arada bağlantılar var. Mesela bu birinci kitapta Jan Fabel ve ekibine kan kusturan adam üçüncü kitapta da var. Dolayısı ile önce bunun okunması daha doğru.

Kanlı Kartal bir Viking efsanesinden alınma bir figür. Kitaptaki kullanım amacı da tişört üzerine yapılan baskılar değil anlayabileceğiniz gibi. Bir ya da birden fazla kanlı katil. Kurbanlarının iç organlarını çıkarıp ortalığı kan gölüne çeviren psikopatlar. Birbirlerinden bağımsız çalışmak için çaba gösteren polis birimleri. Hamburg cinayet masasının rüyalarında bile cinayet kurbanları ile uğraşan ve onların karşısında kendini suçlu hisseden başkomiseri ve onun ekibi. Karşısında ise kana susamış bir canavar ya da canavarlar. Güzel bir polisye daha.

Benim okuduğum kitapta birçok kelime hatası var. Kötü bir baskıyı ucuz fiyata aldım. Dediklerine göre korsan değilmiş de yayınevinin bir düşük kalitedeki basımıymış. Kitabın üzerinde ayrıca Kültür Bakanlığı’nın logosu da mevcuttu. Bu durumda korsan almama prensibimi delmediğimi düşündüm ama yine de emin değilim. Bu kadar fazla kelime hatasının olduğu bir kitap bazen insanı yoruyor. Orijinal baskısında da böyle mi diye merak ettim doğrusu. Bir de çevirenin üç ciltlik serinin ikisinde yaptığı büyük bir hata var. Bazı kelimeleri çevirmeyip altına dipnot düşmüş. Komiser kelimesini diye dipnot olarak verdiğini anlamadım. Ya da bunun gibi yer ismi olmayan özel isim olmayan onlarca kelimeyi dipnot olarak vermiş ki gayet mantıksız. Karnavalın Efendisinde hatasından dönmüş yayınevi anladığım kadarıyla.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın