Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Kayıp Gül

     Çok satan kitapları pek sevemiyorum. Her çok satan kitabı okuduktan sonra da tekrarlarım bu sözümü ama merakıma yenik düşer her seferinde de gider alırım bu tür kitaplardan. Bir kitabın gerçekten iyi bir kitap olduğunu ne ispatlar acaba? Başka onlarca dile çevrilmiş olması bir etken değil desem şimdiye kadar okuduğum yüzlerce çeviri romanın hakkını yiyeceğim. Başka dile tercüme edilmeye değer bulunmuş da çevrilmiş. Kayıp Gül’de onlarca diler çevrilmiş olan bir kitap. Hatta aslının İngilizce olduğunu duymuştum yazarının Türk olmasına rağmen. Fakat bir de ters açıdan bakalım. Tutunamayanlar gibi, Aylak Adam gibi ve Türk edebiyatından zihnimizde iz bırakmış diğer onlarca kitap başka dillere tercüme edilememiş, edilse bile bize hissettirdiğini başka dillerle düşünmeye alışmış insanlara hissettirememiştir. Ne kadar doğru bilmiyorum, bir vakit Tutunamayanlar’ı İngilizce’ye çevrimişler ve kitabın ismi “Loser” gibi bir kelime olmuş. Başlığı bile ifade edemiyor kitabı.
     İkincisi, kitabın çok okunuyor olması kitabı güzel yapmıyor. Meşhur vampirli kitap serisi -ki seriyi bitirmeye bile tahammül edemedim, bir kitap bu kadar yoksun olur edebi derinlikten- binlerce basıldı ülkemizde. Fan kulüpleri oluştu, fanatikleri oldu. Sanal alemde ne küfürler yedim beğenmedim diye bu kitapları. Halbuki beş on yıl geçtikten sonra toptan unutulacak ilgili ne varsa. Bir Suç ve Ceza’nın ömrünün onda birine erişemeyecek. Özelliği çok satılıyor olması. Beğeni topladı bir müddet, moda oldu.

Gelelim Kayıp Gül’e. Yazarı Serdar Özkan, Yayınevi Timaş, fiyatı 10 lira. Bir insanın içsel yolculuğunu anlatıyor. Yüzeysel felsefe, süslü bir kaç cümle. Küçük Prens kitabıyla özdeşleştirmeye çalışılmış lakin ne yazık ki uzaktan yakından alakası yok. Tek alakası içerisinde bolca geçen güller. Bence edebiyat tarihinin en güzel eseri olan “Küçük Prens”le kıyaslanması için bir kitabın ve yazarın, çok mesafe katetmesi gerekir çok. Bu kitabın hakkı Simyacı ile kıyaslanmak olabilir diyeceğim ama Simyacı’ya da kıyamıyorum her nedense. Neticede Simyacı uzunca bir masaldı ve bu insanın kadar gözünün içine sokmuyordu mesajını. Yorulmadan okunuyordu. Kayıp Gül’ü beğenmedim. Bir Türk yazarın dünya çapında bu kadar meşhur olmuş olması ihtimali beni mutlu etti tabi ki. İnşallah başka romanlarını da okur; beğendiğim kitaplara yaptığım gibi, bitirdikten sonra bir süre elimde tutup uzun uzun koklarım kağıdını.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın