Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Outliers (Çizginin Dışındakiler)

Kişisel gelişim okumam. Bu yemek seçmek gibi bir şey değil. Okumayı denedim daha önce ama beceremedim. Kişiliğimin yeterince gelişmiş olduğuna inanıyorum. Ya da kişiliğimi daha fazla geliştirmek için yapmam gereken şeyin kişisel gelişim kitabı okumak olduğuna inanmıyorum. Neticede kişisel gelişim okumuyorum. Bu kitabı almamın temel nedeni de itiraf etmeliyim ki kapağındaki sloganvari cümle oldu: “Bazı insanlar neden daha başarılı olur?”. Tam da başarının ne olup ne olmadığı konusunda kendi kendime sourlar soruyordum. İnsanların başarı kriterleri ve benimkiler arasında farklılıklar olduğu kanısındaydım ve Ankara’da kitapçıları gezerken bu kitabı gördüm. Bazı insanlar neden daha fazla başarılı oluyormuş öğreneyim dedim. İyi de etmişim.

Kitap başarıyı incelemiş baştan sona. Başarılı olan örnekleri benim başarı kriterlerime göre değerlendirecektim ama vazgeçtim. Neticede Bill Gates’ten meşhur sporculara kadar birçok örnek var ve ben hiçbirisi için başarısızdır diyemem. Hepsi de kendi alanlarında zirveye çıkmış insanlar.

     Yazar önce Matta Etkisi diye bir kavramı hokey oyuncularından örnekler vererek anlatıyor. Matta incilinin bir yerinde der ki “Kimde varsa ona daha çok verilecek ve o bolluk içinde olacak; ancak kimde yoksa kendinde olan da elinden alınacak”. Örneklerle doğruluğu ispatlanıyor sözün. Kanada’daki hokey takımlarındaki sporcular inceleniyor ve tuhaf bir biçimde çoğunun Ocak doğumlu olduğu farkediliyor. Sebebi incelendiğinde de görülüyor ki sporcu seçmeleri yıllık bazda yapılıyor ve bir yılın Ocak ayında doğanlar Aralık’ta doğanlara oranla -küçük yaşlarda tabi ki- daha büyükler. Bu bir yıllık büyüklük avantajı daha fazla çalışma fırsatı bulmalarına sebep oluyor ve zaman içinde bu ilk avantajları sürekli bir avantaj haline geliyor. Daha büyük başarılara ulaşacak olanlar mevcut durumda başarılı olanlardır. En büyük vergi indiriminden yararlanan zenginlerdir. En iyi eğitimi alanlar ve en çok özen gösterilenler en iyi öğrencilerdir.
     Dikkatimi çeken ikinci nokta 10 bin saat kuralı oldu. Bir konuda kendini yetiştiren insanların arasında en başarılı olanlar incelendiğinde görülüyor ki büyük başarılara ulaşanlar o iş için 10 bin saatlik bir emeği harcamış olanlardır. Büyük müzisyenlerden sporculara kadar herkesin o işte zirve olmak için en az onbin saat pratik yaptıkları görülüyor. Bill Gates’in lise yıllarında bilgisayar başında geçirdiği vakit, Mozart’ın en başarılı bestelerinden önce beste yapmak için harcadığı vakit, Beatles’in üne kavuşmadan önce birlikte çaldıkları vakit hep 10 bin saat kuralını doğruluyor.
     Doğru yerde ve zamanda bulunma ve pratik yapma gerekliliğini birleştiriyor yazar. Yetenekli olabilirsiniz fakat yeteri kadar pratik yapmamışsanız yeteneğiniz bir şey ifade etmez diyor. IQ seviyesi 200’ü geçen bir örnek var, fakat IQ’su 150 olan Einstein kadar başarılı olamıyor. Uygun yer ve uygun zaman şartları var. IQ tek başına hiçbirşey. Üniversite tek başına hiçbirşey. Yetenek tek başına hiçbirşey. Bunların birleşiminin arasında şans faktörünün de eklenmesi gerekiyor. Doğru zamanda, doğru yerde doğmak ve doğru aileden gelmek.
Kitabın ikinci bölümü bu doğru aileden gelmeyi inceliyor. Hepimiz kendimize özgü bir kişiliğe sahibiz ancak içinde büyüdüğümüz toplumun geçmişinden gelen eğilim varsayım ve refleksler bu kişiliğin üzerinde yer almaktadır ve bu farklılıklar olağanüstü spesifiktir. Bölgesel farklılıklar dahi hayatımızda çok önemli rol oynuyor ve başarıya giden yolda destek yahut köstek oluyorlar. Çin, Hong Kong vb. pirinç tarımı yapılan ülkelerden gelen insanlar için tatil diye bir olgu yok. Pirinç tarımında olduğu gibi sürekli bir çalışma halindeler. Bu insanların hayata yaklaşımlarında da tatil kavramı pek fazla yer tutmuyor. Buğday tarımı yapılan ülkelerden gelen insanlar içinse belirli bir çalışma döneminin dışında vakit sürekli dinlenme ile geçtiği için sürekli dinlenme ihtiyacı hissediyorlar. Çin atasözü diyor ki: Yılda 360 gün güneş doğmadan önce kalkabilen hiçkimse ailesini zengin etmekte başarısız olamaz. Ayrıca dil yapısı da önemli. Rakamların daha kolay telaffuz edildiği dilleri kullanan milletler matematikte daha başarılı oluyorlar.
Kendimi tutup kitabın tamamını özetlemekten vazgeçiyorum burada. Bu konularla ilgilenenler için güzel bir kitap. Kişisel gelişim kitaplarından hazzetmeyen birinin bu kadar ilgisini çekiyorsa, sevenler için bulunmaz bir eser olacağından eminim. MediaCat Kitaplarından çıkan eser 15 TL’ye temin edilebiliyor. Yazarı Malcolm Gladwell.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın