Kredi Kartları

Merkez Bankası’nın Nisan başında açıkladığı verilere göre ülkemizdeki toplam kredi borcu miktarı 133 milyar lirayı geçti. Bu borcun 97 milyar liraya yakını tüketici kredilerinden, 37 milyar liraya yakını da kredi kartlarından kaynaklanıyor. Alınan kredilerin 45,5 milyar lirası konut kredisi, 4 milyar lirası taşıt kredisi olarak kullanılan krediler. Kredi kartı borçlarının da 14,5 milyar lirası taksitli borç.

Rakamları Merkez Bankası açıkladığı için gerçek rakamlar olduğundan eminiz. İnsanımızın kredi kartı borcu kişi başına 500 TL’yi geçmiş durumda. Yani sokakta gördüğünüz her bir vatandaşın minimum 500 TL borcu olduğunu varsayabilirsiniz. Kredi kartı hiç kullanmayan ve kullanıp da borcu olmayan insanları düşündüğümüz zaman astronomik miktarda borcu olan insanların varlığı da kesinleşecektir.

Kredi kartlarının zararlarını şöyle bir sıralayalım:

1- Kredi kartı olmayan bir parayı varmış gibi harcattırıyor. Kart sahibi bu aracı kullandığı andan itibaren hayatını bankaya borçlu olarak sürdürüyor.

2- Taksit kandırmacısı ile tüketicinin psikolojisi ile oynayan bankalar onları adeta hipnotize ediyor. Aylık 5–10 TL taksitle bir ürünü almak tüketici için cazip geliyor lakin taksit seçeneğini sürekli kullanan insanlar birkaç ay sonra gelirlerinin büyük kısmını borç ödemesinde kullanmak zorunda kalıyorlar.

3- Kredi kartı borcu yüzünden diye başlayan intihar vakaları artık ülkemizde sıradan hale geldi. Medya dahi yer vermiyor artık bu haberlere.

4- Kredi kartları alın teri ile kazanılan paranın kıymetini düşürüyor. Kişi cebinde o kart varken parası yoksa bile harcama yapabiliyor. Elinde parası olsa belki daha tutumlu olacak birisi elinde kredi kartı varken gerekli ya da gereksiz demeden her şeyi alabiliyor. Kredi kartı alın teri dökülerek kazanılan paranın gerçek kıymetinin bilinmesine engel olan bir araç.

5- Parasının gerçek kıymetini bilmeyen vatandaş gereksiz şeyler alarak israfa sebep oluyor.

6- Esnaf bankalara komisyon ödemek zorunda kalıyor. Bu komisyonu mecburen müşterisine yansıtıyor. Alışverişlerin çoğunluğu kredi kartıyla yapıldığı için her alışverişten konuyla alakası olmayan bankalara para gidiyor.

7- Bankalar vatandaşın psikolojisi ile oynayarak her alışverişten size para vereceğiz diyerek adeta dalga geçiyorlar. Çok alışveriş yapın bedava şunlardan bunlardan kazanın diyorlar ama gerçekte kaybeden vatandaşın kendisi oluyor. Çay kaşığıyla verdiklerini kepçeyle alan bankalar vatandaşı soyup soğana çeviriyor.

8- Bir vakitten sonra insanlar kabaran borçlarını ödeyemez hale geliyorlar. Borçları faiz hesapları ile katlanarak artıyor. Faiz hesabına bir kere giren borç bir daha azalmıyor. Ağızda tat, hanelerde huzur kalmıyor.

9- Kredi kartı tüm bu gerekçelerin neticesinde kazanılan paranın bereketini kaçırıyor. Hem mecbur kalan esnaf için, hem de tüketici için. Kazanan neticede banka oluyor.

10-Allah’ın yasak ettiği faize kendi ellerimizle bulaşarak günaha giriyoruz. Bu da bir nevi isyan demektir ki hafifsediğimiz bu günah ahrette kim bilir ne şekilde çıkacak karşımıza.

Bankalar size güneşli havalarda şemsiye verip yağmurda alan kurumlardır. Hiçbirisi reklâmlarda söyledikleri gibi sizi mutlu etmeyi, sizlere bir şeyler kazandırmayı amaçlamaz. Aksine, sizden faiz geliri elde etmeleri bilânçoları için büyük bir kazançtır. Bütün ekonomilerin baş belası faiz illetidir. Müslüman olsun, olmasın bütün ülkeler her zaman faizlerin düşük olduğu, reel sektörlerinin canlı olduğu bir ekonomi hayal ederler. Bizim içinse iki kat vazifedir faiz illetinden kurtulmak; bireysel bütçelerimizi bu borçlanma, minimum ödeme miktarı ödeme, borcu artırma, taksit ödeme, huzursuz olma, gelirini bereketsizleştirme fasit dairesinden uzaklaştırmak.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Optimization WordPress Plugins & Solutions by W3 EDGE
%d blogcu bunu beğendi: