Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

İdealler ve Döngüler

dngRamazan zor zenaat. Hele ki mevsim yazsa. Kafamın içi akşama kadar uğuldayıp duruyor. Tren yolunun kenarında oturan insanlar nasıl alışıyorlardır acaba vakti belirsiz gürültülere. Ya da çok gürültülü bir yerde çalışan adamın beyni uğuldanmaya alışkın mıdır? Keşke beyinlerimiz için birer kavanoz olsa yatağımızın başucunda. Kullanmadığımız zaman kavanozuna koysak, istirahat etse diğer organlarımız. Akşam yatarken ya da gün içinde birazcık sükuta ihtiyaç duyduğumuzda. Ramazanda beynimizi kavanozuna koysak, bayrama kadar bütün rutin ihtiyaçlarımızı omurilikle sürdürsek. Yeni şeyler düşünmesek ve öğrenmesek. Sizi bilmem, ne yaparsanız yapın. Keşke bazen şalterler indirilebilse.

İnsanın joker hakkı olmalı, yarışmalar gibi. Darda kaldığında cebinden bir adet joker kartı çıkarmalı ve “Ben yokum arkadaş, jokerimi kullanıyorum” demeli. Yanlış yapılan tercihlerde de kullanılabilmeli bu jokerler. Yanlış okunmuş bir okul, bir bölüm. Belki de bir zamanda geriye dönüş ihtimali. Tanımasaydım denilen bir insan, yaşamasaydım denilen bir an, olmasaydı denilen olanlar. Hepsi geri çevrilebilse. Ama olmuyor olmuyor. Lanet olası okulu bitirdim, arkasından lanet olası kararlar vererek lanet olası işlerde çalıştım. Bu süre zarfında lanet olası insanlarla tanışarak hayatımı daha da fazla bataklıklaştırdım. Her kararımda daha da içinden çıkılması zor bir hale geldi. Şimdi joker hakkımı kullanmak istiyorum. Vakıa tek jokerle temizlenmeyecek kadar sarpa sardı herşey amma olsun, ben bir taneyle de idare edebilirim.

Düzen insanlara idealleri olmasını emrediyor. Rica etmiyor, öğüt vermiyor. Direk emir veriyor. Düzenin içerisinde yaşıyor olmasına rağmen kendi döngüleri içerisinde mutlu mesut ve de bahtiyar olan insanlar mevcut. Bu insanlar için var olan düzeni sürdürmekten öte bir ideal yok. Ne kazanılandan daha fazla para, ne gelinenden daha fazla bir mevkii. Fakat düzen değişik vesilelerle bu insanları bu döngülerinde bırakmıyor. İlla ki idealler belirleyeceksin kendine ve koşturacaksın diyor. Mutluluğun her zaman bir sonraki bahara ertelenmesini istiyor. Döngüsü içerisinde mutlu olan insanların da önüne amaçsızlık gün geliyor kocaman bir taş gibi çıkıveriyor. Taşı çıkaranlar da amaçsız insanın hayatında bulunan amaçlı zavallılar. Uyumlu faniler yani.

Ramazanın değişik bir havası var. Açlıktan mı susuzluktan mı bilinmez, insan düşüncesinin gidiş yolları değişiyor. Hatta bazen farklı yerlere de çıkabiliyor. Daha bir duygusal, daha bir depresif oluyorum ben şahsen. Sonra da bazen kaderime küfrediyorum bazen de düzene. Geçmiş günlerim geri gelmiyor ama işte. Geçirdiklerimi de gelecekte dönüp baktığım zaman hayıflanmayacağım şekilde geçiremiyorum. Hayat böyle bir şey olsa gerek.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın