Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Düm Tek Tek

Cuma namazında cemaat ikinci rekâta kalkıyor. Tam o sırada bir cep telefonu melodisi ile irkiliyoruz. Eskiden ne güzeldi cep telefonları yeni çıktığında. Belli bir iki melodi vardı, sadece onlar çalardı namazda. Teknoloji ilerledikçe müzikler de değişti, kişiselleşti. Şimdi artık namaz kılan Müslümanlar herhangi bir müzikle yerlerinden hoplayabiliyorlar. Bu cuma bizi hoplatan müzik Türkiye’nin Eurovision şarkısı idi. Düm tek tek. Aklımız Amerikan filmlerindeki kilise müziklerine gitti. İbadet için kiliselerde toplanmış olan cemaat org eşliğinde müzik söyleyip dans ediyorlar. Bizim dinimiz de böylesi bir ritüeli hoş görüyor olsa idi cami cemaati olarak düm tek tek eşliğinde hoplayıp zıplayacaktık o an. İmam efendi de tempo tutacaktı. Fakat cami cemaatinin o kadar ileri görüşlü olmaması ve imam efendinin istifini bozmayıp Fatiha’dan zammı sureye geçiş yapması bizi de böylesi şenlikli bir cuma eda etme mutluluğundan alıkoydu. Bir süre dinledik müziği, sonrasında kesildi.


Namaz dinin direği, İslamiyet’in de en temel ibadetidir. Bazı âlimler iman ile namazı birbirinden ayırmazlar. İkisi birbirinin parçası gibidir. Peygamberimiz de bir hadis-i şerifinde “Namaz dinin direğidir, namazı terk eden dinini yıkmış olur” diyor. Sahabe adı verdiğimiz arkadaşları da dediklerini harfiyen uygulayarak namaza önem veriyorlar. Namaz kılarken öyle sık tutuyorlar ki safları elbiselerinin önce omuzları eskiyor. Aradan 1400 sene geçtikten sonra Müslümanlar nisyana mağlup oluyorlar. Namazın önemi hayatlardaki yerini daha önemli diğer dünyevi hadiselere bırakıyor. Camilerden Kur’an sesi yerine müzik sesi yankılanıyor artık.


Camiye giderken cep telefonunu kapatmak normal şartlar altında bir Müslüman’ın ortalama 5 saniyesini alır. Bu kapatma işlemini  namazı ciddiye alan Müslümanlar için söylüyorum. Zannetmiyorum ki Cuma namazına giden herhangi bir Müslüman herhangi bir namazını cep telefonu melodisi dinlemeden tamamlıyor olsun. Benim başıma gelmedi. Bir Cuma namazından çıkıp da “Hayret, bu sefer cep telefonu çalan kimse olmadı” diyemedim henüz. İlla ki bir telefon açık, illa ki hopluyoruz yerimizden bir tane melodinin tınısı ile. Camilerin kapılarına “Lütfen cep telefonunuzu kapatınız” uyarılarının asılması da boşuna. Yaptığı işi ciddiye almayan insanlar için ikaz gereksiz.
Mesele aslında ciddiyet meselesi. Ayinesi iştir kişinin söze bakılmaz demiş ya Ziya Paşa. Aynen öyle. Müslüman toplum Müslümanlığı o kadar ciddiye almıyor. Müslüman toplum faiz batağında, Müslümanlar işret aleminde, Müslümanlar dedikodunun ortasında. Müslüman toplumda açlık var, fakirlik var, paylaşım az, bencillik çok. Hırsızlık, dolandırıcılık ayyuka çıkmış. İnsanlar üç kuruşluk maddi menfaat, üç günlük fani dünyanın makamı, mevkii uğruna özlerini unutmuş vaziyetteler. Hal böyleyken cami cemaatinden de çok şey beklemiyoruz. Çalsın sazlar, oynasın kızlar. Biz namaz kılıyoruz.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın